Artemis Tapınağı, Sardes Antik Kenti’nin batı kesiminde, Pactolos (Sart) Çayı’na yakın bir konumda yer alır. Kentin kutsal alanlarından biri olarak planlanmıştır. Tapınak, doğa, bereket ve av tanrıçası Artemis’e adanmıştır. Aynı zamanda Roma döneminde İmparator Kültü ile birlikte kullanıldığı düşünülmektedir. Bu durum, yapının çok katmanlı inanç yapısını yansıtır. Artemis Tapınağı'nın arka kısmında bulunan dağda Lidya Kralı Kraisosun da (Karun) yaşadığı kale kalıntısı ve hemen Artemis Tapınağı'nın çevresinde bulunan Pactolos Çayı'nda yıkanan Frig Kralı Midas'ın hikayeleriyle birlikte kültürel, dini, coğrafi gibi birçok açıdan öneme sahiptir.
Roma İmparatorluğu’nun Hristiyanlığı resmî din olarak kabul etmesinin ardından (M.S. 4. yüzyıl), Anadolu’daki birçok antik tapınak alanı: Terk edilmiş, işlev değiştirmiş ya da Hristiyan yapılarıyla çevrelenmiştir Sardes’te inşa edilen M kilisesi de Artemis kültünün zamanla terk edilmesi ve bölgenin Hristiyanlaşması sürecinin somut bir göstergesidir. Kilise, çok tanrılı pagan inanç sisteminden Hristiyanlığa geçiş sürecinin Anadolu’daki en açık mimari göstergelerinden biridir. Aynı kutsal alanın farklı dönemlerde farklı inançlar tarafından kullanılması, inançların mekânla kurduğu sürekliliği ortaya koyar. M Kilisesi, Sardes Antik Kenti sınırları içerisinde, yerleşimin merkezine yakın bir noktada yer alır. Yapı, Hristiyanlık açısından büyük önem taşıyan “İncil’de adı geçen Yedi Kilise” geleneği kapsamında değerlendirilir. M Kilisesi, Yeni Ahit’in Vahiy (Apokalips) bölümünde adı geçen Sardes Kilisesi ile ilişkilendirilmektedir. Bu kiliseler, Hz. İsa’nın havarisi Yuhanna aracılığıyla Anadolu’daki yedi Hristiyan cemaatine gönderdiği mesajlarla bilinmektedir. Sardes Kilisesi’ne hitaben yazılan bölümde cemaat: Dışarıdan güçlü görünmesine rağmen ruhsal olarak zayıf olmakla eleştirilmiş; uyanık olmaya ve inancı diri tutmaya çağrılmıştır. Bu yönüyle Sardes, ahlaki ve ruhsal uyarının sembolü hâline gelmiştir.